Subscribe now!

rss

Search

Fransa’nın eski maliye bakanlarından Dominique Strauss-Kahn’ın bugün IMF başkanlığına seçilmesi bekleniyor

September 28th, 2007 by Europa

Strauss-Kahn örgüte son yıllarda sarsılan prestijini yeniden kazandıracak reformlar yapmak istediğini söylüyor.

ABD ve AB’nin kontrolünde olan örgüt son yıllarda özellikle Çin ve Hindistan’ın ekonomik yükselişini yansıtmamakla eleştiriliyor.

Ayrıca pekçok gelişmekte olan ülke de klasik IMF reçetelerine artık kuşkuyla yaklaşıyor.

IMF’deki seçim bugün yapılacak.

Geçen hafta ABD’nin de desteğini alan Strauss-Kahn’ın seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Karşısındaysa Rusya’nın adayı olan eski Çek Başbakanı Josef Tosovsky var.

Rusya’nın alternatif bir aday çıkarması IMF başkanını AB’nin, Dünya Bankası başkanını ise ABD’nin seçmesi geleneğine bir meydan okuma olarak değerlendirilmişti.

Strauss-Kahn da IMF Yönetim Kurulu’yla yaptığı görüşmede AB-ABD anlaşmasını savunmanın giderek zorlaştığını söyledi.

Güven aşısı

Oxford Üniversitesi’nin Küresel Ekonomik Yönetim Programı Başkanı Ngaire Woods yeni IMF başkanının ilk iş olarak Brezilya, Çin ve Hindistan’ı ziyaret etmesi gerektiği görüşünde.

“Bu ülkelere IMF’ye yeniden güvenmeleri için ne yapılması gerektiğini sormak lazım” diyen Woods, “Strauss-Kahn’ın büyük düşünmesi ve hatta örgüt merkezini Washington’dan başka bir yere taşıma seçeneğini değerlendirmesi gerekiyor” diye devam etti.

“IMF’nin sorunu, küreselleşme yönetiminde giderek daha da marjinal kalmasıdır.”

Dominique Strauss-Kahn, Fransa’da Sosyalist Lionel Jospin’in başbakanlığı sırasında 1997-99 yılları arasında maliye bakanlığı yaptı; ülkenin Avrupa para birimi euroya geçmesinde önemli rol oynadı.

Strauss-Kahn ülkesinde geçen Nisan’da yapılan seçimlerde Sosyalist Parti’nin cumhurbaşkanı aday adayları arasındaydı.

Ancak Sosyalist Parti’nin aday tercihi Segolene Royal olmuştu.

Eski Fransız bakan Strauss-Kahn, IMF’de Rodrigo de Rato’dan boşalan koltuğa oturacak.

Posted in Türkçe | No Comments »

Kosova sorununda taraflar arasında geçen ay başlayan son pazarlıkların ilk yüz yüze görüşmesi bugün New York’ta yapılacak

September 28th, 2007 by Europa

Görüşmelerde Sırbistan ve Kosovalı Arnavutlar’ın yanısıra ABD, AB ve Rusya da temsil edilecek.

Amaç Kosova’nın geleceği pazarlıklarındaki tıkanıklığı aşacak ‘yeni fikirler geliştirmek’.

Kosova resmen hala Sırbistan’ın bir parçası, fakat sekiz yıldır BM tarafından yönetiliyor.

Bölgedeki Kosovalı Arnavut çoğunluk bağımsızlıktan ödün vermemekte kararlı.

Kosovalı Arnavutlar, Sırplar’ın 1990′larda giriştiği etnik temizlik harekatından sonra aynı çatı altında birarada yaşamanın imkanı kalmadığını savunuyor.

Belgrad yönetimiyse bağımsızlık dışında her türlü özerklik formülünü görüşebileceğini söylüyor.

Sırbistan Başbakanı Voyislav Koştunitsa daha iki gün önce Kosova’nın hiç bir zaman bağımsız olamayacağını söyledi.

Arabulucular da anlaşamıyor

Çözümü zorlaştıran bir diğer bölünmeyse arabulucu ülkeler arasında.

Görüşmelerde arabuluculuk yapan ülkelerden Rusya, Sırbistan’ı yüzde 100 destekliyor.

Batılı ülkelerse genel olarak bağımsızlık formülünü savunuyor; hatta ABD görüşmelerden sonuç çıkmazsa Kosova’nın bağımsızlığını tek başına tanıyabileceğini kaydediyor.

Pazarlıklarda İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya ile temsil edilen AB ise Kosova’nın geleceği konusunda ortak bir görüşe sahip değil.

Kendi bünyelerinde azınlık sorunu olan Avrupa ülkeleri bağımsızlığı desteklemekten kaçınıyor.

Taraflar arasındaki pazarlıklar genelde arabulucuların her iki tarafla da ayrı ayrı görüşüp, çıkan iyi önerileri diğer tarafa iletmesi şeklinde sürdürülüyor.

Ancak BBC’nin Balkanlar uzmanı Gabriel Partoş, yüzyüze görüşmelerin nadir olmakla birlikte geçmişte de yapıldığını anımsatıyor.

Partoş bu kez de görüşmelerden bir sonuç çıkmasının beklenmediğini ancak çok iyimser olanların böyle bir beklentisi olabileceğini belirtiyor.

Posted in Türkçe | No Comments »

Avrupa parlamentosu dün (26 Eylül) başta Rusya olmak üzere üçüncü taraf ülkelerle daha güçlü ve bir bütün olarak hareket edilmesini istedi. Yeni bir “yüksek yetkili” ve ortak dış enerji politikasına temel olacak uygun bir antlaşmanın oluşturulması, AP’nin öneri listesinde de yer alıyor

September 28th, 2007 by Europa

Arka Plan:

Parlamento, AB dış enerji politikasının desteklenerek birliğin enerji güvenliğinin garanti altına alınmasını, Avrupa’nın stratejik enerji varlıklarının yabancılar tarafından devr alınmasının ve özellikle Rusya tarafından yapılan politik amaçlı suistimallerin önlenmesini talep ediyor.

Mayıs ayında enerji ikmal güvenliğini izleyecek özel bir grup oluşturuldu. Ayrıca Komisyon tarafından da 19 Eylül tarihli enerji pazarı liberizasyon paketinin bir parçası olarak özel bir “karşılıklılık maddesi (İng.)” eklendi.

Ocak 2006 tarihinde Rusya ve Ukrayna arasında gaz tedariki konusunda yaşanan anlaşmazlığın (EurActiv 04/01/06 İng.) ardından daha güçlü bir dış enerji politikası oluşturulma çabası, AB gündeminin en üst sıralarına yerleşmişti. Rusya, AB’nin gaz ihtiyacının %25’ini karşılıyor. Bu oranın ise önümüzdeki yıllarda tutarlı bir şekilde arttması da bekleniyor.

Konu Başlıkları:

553 AP üyesi, Parlamento dış işler komitesinden Polonyalı Hıristiyan Demokrat üye Jacek Saryusz-Wolski’nin hazırladığı rapor (İng.) lehinde oy kullanırken; 108 üye olumsuz, 27 üye ise çekimser oy kullandı.

Parlamenterler, “AB’nin otoriter rejimlere sahip ülkelere olan yüksek enerji bağlılığı, AB’yi kendi değerlerini diğer ülkelerin enerji kaynaklarına ulaşmak için arka plana itmek zorunda bıraktığından” dolayı endişeleniyorlar. Bu konuda özellikle Rusya’nın gaz rezervlerine atıfta bulunulduğu yorumları yapılıyor.

Rapora göre; “üye ülkeler, enerji karışımları bazında bağımsız olarak yaptıkları stratejik seçim haklarını sürdürmeli. Böylece kendi enerji kaynaklarından en iyi şekilde yararlanacak ve kendi ikmal yapılarına karar verebilecekler”.

Fakat “ortak Avrupa dış enerji politikasına ön ayak olan, ikmal ve geçiş güvenliği ve enerji güvenliği ile ilgili yatırımları kapsayan güçlü şartların Antlaşmalara dahil edilmesine ihtiyaç duyulduğu” ise raporda belirtilen bir diğer nokta.

Parlamento, 2007 sonlarına doğru bu çeşit bir politikaya götürecek “kesin bir yol haritası”nın Komisyon tarafından oluşturulmasını istedi.

Ek olarak AB Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Javier Solana’ya bağlı olarak çalışacak ve politika koordinatörü olarak görev alacak yeni bir yüksek düzeyde yetkili makamın yaratılması da öneriliyor.

Raporda ayrıca Komisyon’un ileri sürdüğü ve dış enerji ortaklarıyla ilgili yapıcı politikalara zemin oluşturacak tamamlanmış (liberalleştirilmiş) bir AB iç enerji pazarı önerisine de destek verildi.

Taraflar:

Parlamento üyesi Saryusz-Wolski , “yeni bir ortak enerji politikası, Avrupa’nın daha bütünleşmesini tetikleyecek, yeni üyeleri harekete geçirecek ve küresel aktör olarak AB’yi daha da güçlendirecek” açıklamasında bulundu.

Alman Liberal Demokrat AP üyesi MEP Graf Alexander Lambsdorff, raporu eski Almanya Şansölyesi Gerhard Scröder’in suratına vurulan bir şamara benzetti. Lambsdorff, daha önce Schröder’i enerji sektöründe iki taraflı çıkarları gözettiği için eleştirmişti.

Schröder, Gazprom’un da aralarında olduğu ve Kuzey Akım gaz boru hattını inşa eden bir konsorsiyumun parçası. Kuzey Akım projesi tartışmalaı; çünkü Polonya ve diğer Doğu Avrupa üye ülkelerini saf dışı bırakıp Rus gazını direkt olarak Alman pazarlarına getirecek.

Son gelişmeler ve atılacak adımlar:

* 10 Ekim 2007: 3. enerji paketi ile ilgili ilk oturum Enerji Konseyi’nde gerçekleştirilecek.
[EurActiv]

Posted in Türkçe | No Comments »

AB Parlamentosu, Avrupa Teknoloji Enstitüsü (EIT) kurulmasını destekliyor

September 27th, 2007 by Europa

AP, 26 Eylül günü Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Teknoloji Enstitüsü kurulması için sunduğu teklifi onayladı. Ancak Yeşil AP üyeleri fikri desteklemekle birlikte tasarıyı “gerçekçi olmayan bir bütçe ve yetersiz tanımlama” nedeniyle reddettiler.

“Hiçbir EIT yanlış tasarlanmış ve kötü finanse edilmiş bir EIT’den daha kötü olamaz” diyen Yeşil üye David Hammerstein enstitüyü “işe yaramaz beyaz fil” şeklinde tanımladı. Bu arada, Fransız AP üyesi Dominique Vlasto (EPP-ED) EIT’nin “bir başka EU kurumu daha” olacağına ilişkin endişelerini dile getirdi.

Rapor’un (İng.) ilk sunumunda genel kurul Endüstri ve Teknoloji Komitesi’nin enstitünün Avrupa Yenilik ve Teknoloji Enstitüsü şeklinde isimlendirilerek öncelikliğinin daha iyi yansıtılması teklifine destek verdi. AP vekilleri enstitünün Almanya dönem başkanlığı sırasında önerildiği gibi bu tür bir enstitüsü kurulmasının uygunluğunu test edecek birkaç İlim ve İcat (KIC) komitesinin yer aldığı pilot bir aşama olarak faaliyete geçmesi için oy kullandılar.

Vekiller ayrıca her bir KIC’nin en azından üç ortak organizasyondan meydana gelmesi, organizasyonlarda en az bir yüksek öğrenim kurumu ve bir özel şirketten meydana gelmesi ve organizasyonların en az iki farklı katılımcı ülkede yer alması önerisinde bulundular.

Bütçe konusunda ise Avrupalı vekiller Komisyon’un önerdiği 2008-2013 yılları arasında €2.4 milyar toplam fonun €308.7 milyonluk kısmının kamu bütçesinden sağlanması teklifini kabul ettiler. Vekiller 19 Eylül tarihinde yayınlanan bir bildiride söz konusu paranın AB bütçesinin hangi kısmından sağlanacağına konusunda uzun süredir bekletilen Komisyon teklifinin (İng.)“artık Meclis ve Konsey arasındaki görüşmelerde esas teşkil edeceğini” belirttiler.

Geçen hafta EIT ve Galileo projelerine fon sağlanmasını temin etmek için Komisyon AB’nin uzun vadeli 2007-2013 bütçesinin yeniden gözden geçirilmesi teklifinde bulundu. Yirmiyedi AB üyesi ülkenin onaylaması halinde €308.7 milyon rekabette tavan yükseltilmesi ile temin edilecek. EIT’ye ayrılan miktarı 2008 yılında €3 milyondan, 2010 yılında €30 milyona ve 2013 yılında €127 milyona çıkarılabilir.

Komisyon geriye kalan €2.1 milyarın KIC ortaklarından, AB Çerçeve Araştırma Programından, bölgesel fonlardan, üye ülke fonlarından ve katılımcıların kendi mali kaynaklarından elde edilebileceği ümidini taşıyor.

Komisyon’un sunulan teklifi inceledikten sonra bu sonbaharda ortak bir tutum formüle edeceği ve planın Meclisteki ikinci sunumda oya sunulabileceği belirtiliyor. KIC’lerle ilgili ilk çağrının en erken 2008 yazında yapılabileceği bildiriliyor.

Posted in Türkçe | No Comments »

Gürcistan Rusya’yı ayrılıkçı Abhazya Cumhuriyeti’yle yaşanan soruna direk müdahale etmekle suçladı

September 27th, 2007 by Europa

Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantılarında yaptığı konuşmada, Abhazya’nın Kodori Vadisi bölgesinde düzenlenen operasyonda bir Rus yarbayının öldürüldüğünü belirtti.

Saakaşvili, sözkonusu yarbayın Gürcistan’da eylemler yapmayı amaçlayan bir isyancı grubuna komuta ettiğini söyledi.

Gürcistan Cumhurbaşkanı ‘Bir Rus yarbayı Gürcistan ormanlarında ne yapıyor? Rus dostlarımıza sormak istiyorum. Rusya’nın, Rus subaylarının Gürcistan ormanlarında, topraklarında ölmemesini sağlayacak kadar çok toprağı yok mu?’ şeklinde konuştu.

Rusya’nın Birleşmiş Miletler Büyükelçisi Vitali Çurkin ise Gürcü güçlerinin bir anti-terör tatbikatı yapıldığı sırada saldırı düzenlediğini ve iki Rus askeri danışmanı öldürdüklerini kaydetti.

Çurkin, Rus askerlerinin yakın mesafeden bıçaklanarak ve başlarına sıkılan kurşunlarla öldürüldüğünü belirtti.

Abhaz sorunu

Abhaz-Gürcü ihtilafı, 14 Ağustos 1992 tarihinde Gürcü Milli Muhafız Birlikleri Komutanı Tengiz Kitovani’nin Sohumi’yi işgal etmesi ve buna Abhaz kuvvetlerinin yanıtıyla patlak vermişti.

İhtilaf, bir yıldan fazla süren topyekün bir savaşa dönüşmüş ve 30 Eylül 1993′te son Gürcü kuvvetlerin yanı sıra kalan Gürcü nüfusun Abhazya’yı terk etmesiyle sonuçlanmıştı.

Bu savaşta iki taraftan yaklaşık 8 bin kişi ölmüş, 200 bin kadar da Abhazyalı Gürcü mülteci haline gelmişti.

Tarafların arasına 1993 Eylül ayından bu yana mevzilenen 1500 kadar Rus barış gücü askeri, ateşkesi kontrol etmeye çalışıyor. Ayrıca, bölgede ateşkesi kontrol eden bir BM gözlem gücü bulunuyor.

Posted in Türkçe | No Comments »

Avrupa Birliği tarım bakanları tahıl üretimini artırmak amacıyla 15 yıldır süren nadas zorunluluğunu bu yıl için kaldırdı

September 26th, 2007 by Europa

15 yıldır devam uygulama uyarınca çiftçiler tarlalarının yüzde 10′unu nadasa bırakmak zorundaydı.

Bu politika çerçevesinde çiftçiler nadas karşılığında Brüksel’den tazminat alıyordu.

Böylece hem üretim fazlası olması önleniyor, hem de toprağın kalitesi ve doğal hayat güvenceye alınmış oluyordu.

Kararın arkasında tahıl fiyatlarının hızla artması yatıyor.

Bu yılki hasadın zayıf olması ve artan talep yüzünden mısırın fiyatı yüzde 50, buğdayın fiyatıysa neredeyse yüzde 80 oranında artmış durumda.

Bu yüzden de Avrupa Komisyonu nadas kotalarının kaldırılmasını istiyordu.

Avrupa Komisyonu şimdi bu kotanın kaldırılmasıyla tahıl üretiminin en az 10 milyon ton artacağı ve fiyatların düşeceği görüşünde.

Bu yıl birçok ülkede kuraklık nedeniyle rekolte ciddi oranda düştü.

Uluslararası piyasalarda buğday fiyatlarında son beş yılda kaydedilen artış yüzde 350′yi geçmiş durumda. [BBC]

Posted in Türkçe | No Comments »

Sarkozy ve Merkel’le birlikte Şirin Tekeli de Yılın 50 Avrupalısı arasında

September 26th, 2007 by Europa

Kısa Haberler:

Kadın hakları savunucularının önde gelen ismi Şirin Tekeli, The European Voice Gazetesi tarafından yılın 50 Avrupalısı arasında gösterildi. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, Alman Şansöliyesi Merkel, İngiltere ve Fransa Dışişleri Bakanları gibi flaş siyasetçilerin, ünlü AB bürokratlarının, sivil toplum önderlerinin yer aldığı listedeki tek Türk olan Şirin Tekeli son genel seçimlerde kadınların parlamentoya girmesi için kampanya düzenleyen Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği KA.DER’i 1997 yılında kurmuştu.

Bu kişileri gazete tarafından AB çevreleri arasından stratejik bir seçimle oluşturulan danışmanlar kurulu belirledi. Listedeki kişiler yıl boyunca AB’ye yaptıkları yasal ve siyasal etki nedeniyle seçildiler.

Yılın Avrupalılarını içeren liste Brüksel’de basılan AB haberleriyle ünlü The European Voice’un www.EV50.org adlı sitesinde yayınlanıyor. Siteye girenler 50 kişi arasında ilk 10’u belirlemek için oy vermeye davet ediliyor.

50 adayın katılacağı ödül töreni 27 Kasım’da Brüksel’deki Palais d’Egmond’da düzenlenecek ve internet anketinden çıkan yılın ilk 10 Avrupalısı da burada açıklanacak.

The European Voice anketinde yer alan 50 isim:

2007’nin Komisyon Üyesi Dalında:

Joaquín Almunia
Ekonomi ve para politikaları

Stavros Dimas
Çevre

Neelie Kroes
Rekabet

Meglena Kuneva
Tüketici Koruması

Andris Piebalgs
Enerji

Viviane Reding
Bilgi toplumu ve medya

2007’nin Avrupa Parlamento Üyesi:

Claudio Fava
İtalya Merkez Sağ

Ruth Hieronymi
Almanya merkez sağ

Alain Lamassoure / Adrian Severin
Fransa merkez sağ/ Romanya merkez sağ

Sarah Ludford
İngiliz Liberal Demokrat

Paul Rübig
Avusturya merkez sağ

Claude Turmes
Lüksemburg Yeşil

2007’nin Devlet Yöneticisi:

Valdas Adamkus
Litvanya Cumhurbaşkanı

Toomas Hendrik Ilves
Estonya Cumhurbaşkanı

Angela Merkel
Almanya Şansölyesi

Nicolas Sarkozy
Fransa Cumhurbaşkanı

2007’nin Diplomatı:

Uwe Corsepius
Angela Merkel’in Danışmanı

Benita Ferrero-Waldner / Frank-Walter Steinmeier
Dışilişkilerden Sorumlu Komisyon Üyesi / Almanya Dışişleri Bakanı

Bernard Kouchner
Fransa Dışişleri Bakanı

David Miliband
İngiltere Dışişleri Bakanı

2007’nin Gazetecisi:

Sangita Myska
BBC/TV Muhabiri

Renata Nikolova
Bulgaristan TV Muhabiri

Jean Quatremer
Libération, Fransa

Adam Wajrak
Gazeta Wyborcza, Polonya

2007’nin Kampanya Lideri

Nadia Haiama-Neurohr
Greenpeace

Peter Hustinx
Avrupa veri koruma şefi

Robert Ménard
Sınır Tnımayan Gazeteciler Genel Sekreteri

Arnold Schwarzenegger
Kaliforniya Valisi

Mirella Visser
Avrupa Profesyonel Kadınlar Ağı Başkanı

Heidemarie Wieczorek-Zeul
Almanya Kalkınma Bakanı

2007’nin İş Dünyasındaki Lideri:

Richard Branson
Virgin

Clara Furse
CEO, Londra Borsası

Sergio Marchionne
Fiat’ın CEO’su

Per Olofsson
ClimateWell’in Başkanı ve CEO’su

Rafael Osuna González-Aguilar
Solúcar’ın Direktörü

Wanda Rapaczynski
Orta Avrupa’daki en büyük medya şirketler grubu Agora’nın Yönetim Kurulu Başkanı

Richard Yemm
Ocean Power Delivery’nin Yönetici Direktörü

2007’nin Başarı Ödülü

David Gow
Touch Bionics

Martin McGuinness / Ian Paisley

Nicholas Stern
İngiliz Ekonomist

Jean-Claude Trichet
Avrupa Merkez Bankası Başkanı

Bo Vesterdorf
Former president of the European Court of First Instance

2007’nin Avrupa’nın Birlik üyesi olmayan vatandaşı.

Garry Kasparov
Birleşmiş Sivil Cephe Muhalefet Hareketi Lideri

Salih Mahmoud Osman
İşkenceye Karşı Sudan Organizasyonu’nun insan hakları avukatı

John Prendergast

Uluslararası Kriz Grubu Baş Danışmanı

Don Cheadle
Aktör

Şirin Tekeli
Türk yazar ve kadın hakları eylemcisi

Posted in Türkçe | No Comments »

AB tarım bakanları bugün Brüksel’de toplanarak birlik üyesi ülkelerde ekimine izin verilen toprakların artırılmasını görüşecek

September 26th, 2007 by Europa

Avrupa Komisyonu çiftçilerin belli bir oranda toprağı nadasa bırakmasını öngören düzenlemenin gelecek sene için askıya alınmasını istiyor.

Önerinin arkasında tahıl fiyatlarının hızla artması yatıyor.

Bu yılki hasadın zayıf olması ve artan talep yüzünden mısırın fiyatı yüzde 50, buğdayın fiyatıysa neredeyse yüzde 80 artmış durumda.

Bu yüzden de Avrupa Komisyonu yaklaşık 10 yıldır uygulanan nadas kotalarının kaldırılmasını istiyor.

Bu politika çerçevesinde çiftçiler topraklarının yüzde 10′unu dinlendirmeye mecbur ediliyor; karşılığında Brüksel’den tazminat alıyordu.

Böylece hem üretim fazlası olması önleniyor, hem de toprağın kalitesi ve doğal hayat güvenceye almış oluyordu.

Avrupa Komisyonu şimdi bu kotanın kaldırılmasıyla tahıl üretiminin en az 10 milyon ton artacağı ve fiyatların düşeceği görüşünde. [BBC]

Posted in Türkçe | No Comments »

Avrupa Birliği müzakere sürecinde iki başlığın daha açılması bekleniyor - Türkiye, ‘Tüketicinin ve Sağlığın Korunması’ ile ‘Avrupa Üzerinden Giden Ulaştırma Ağları’ başlıkları ile ilgili müzakere pozisyon belgelerini AB’ye iletti.

September 25th, 2007 by Europa

Kısa Haberler:

Bugüne kadar AB-Türkiye müzakere sürecinde 35 başlıktan 4′ü görüşmeye açıldı. Bu başlıklar, “Bilim ve Araştırma”, “İstatistik”, “Sanayi ve İşletme” ve “Mali Kontrol”den oluşuyor.

Türkiye ile üyelik müzakereleri Ekim 2005 tarihinde başlatıldı; ama Türkiye’nin limanlarını ve havaalanlarını Kıbrıs’a açmayı reddetmesinin ardından AB, Aralık 2006 tarihinde müzakereleri 8 başlıkta kısmen askıya almıştı

Bazı başlıklar ise ‘tam üyeliği hedeflediği’ gerekçesiyle Fransa tarafından engelleniyor (Euractiv.com.tr 26.06.2007).

Daha önce ortak ekonomi ve para politikası başlığının açılmasını engelleyen Fransa, ek olarak Türkiye’nin AB kurumları içindeki temsili ve Türk vatandaşları için AB vatandaşlık haklarını kapsayan başlıkların açılmasına da izin vermeyecek.

24 Eylül 2007 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda “Hafifleme: Emisyonun Azaltılması ve İklime İstikrar Kazandırılması, Ortak Geleceğimizi Korumak” konulu panelde bir konuşma yapan Erdoğan ise, panelin ardından BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun tarafından düzenlenen resepsiyona katıldı.

Erdoğan, daha sonra Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile görüştü. İkilinin daha çok AB ilişkileri üzerinde durduğu ve bu alandaki görüşmelerin devam etmesi gerektiği konusunda ortak karar aldığı öğrenildi. Erdoğan, Sarkozy ile görüşmesinin ardından AB Dönem Başkanı ve Portekiz Başbakanı Jose Socrates ile de bir araya geldi. Görüşmede müzakerelerin sürdürülmesi konusunda nelerin yapılabileceği ele alındı. Erdoğan ikilli temaslarına Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer ve İspanya Başbakanı Jose Luis Rodrigez Zapatero ile devam etti. Bu görüşmelerde ana konu AB oldu. Görüşmelerde ek olarak Türkiye’nin Güvenlik Konseyi’ne Geçici üyeliği konusunda bu ülkelerden destek istendi. [EurActiv]

Posted in Türkçe | No Comments »

Avrupa’nın ilk manyetik treni : Almanya’da Münih kent merkeziyle havaalanı arasında manyetik tren seferleri başlayacak

September 25th, 2007 by Europa

Bu, Avrupa’nın ilk manyetik treni olacak.

Bavyera eyalet hükümeti, 2,6 milyar dolara mal olacak proje için gerekli kaynağı bulduğunu açıkladı.

Projenin ne zaman tamamlanacağı ve seferlerin ne zaman başlayacağı konusunda bilgi verilmedi.

Saatte 500 kilometre hıza ulaşabilen trenler, manyetik alan sayesinde raylara değmeden hareket ediyor.

Tren, birbirini iten mıknatıslar yardımıyla rayların 15 santimetre kadar üstünde ilerliyor.

Siemens ve ThyssenKrupp şirketleri tarafından geliştirilen manyetik trenler, Almanya’nın teknolojik gücünün simgelerinden biri olarak kabul edilyor.

Dünyada manyetik trenler halihazırda sadece Çin’de kullanılıyor.

Bu trenler Şanghay kent merkeziyle havaalanı arasında işliyor.

Japonya da 2025 yılına kadar hızlı tren seferlerini başlatmayı planlıyor.

2006′da Almanya’nın kuzeyinde, deneme seferi sırasında, manyetik trenin park halindeki bir bakım aracına çarpması sonucu 23 kişi hayatını kaybetmişti. [BBC]

Posted in Türkçe | No Comments »

Hollanda Avrupa Birliği Antlaşması referandumunu reddediyor

September 25th, 2007 by Europa

Hollanda hükümeti Avrupa Birliği “Reform Antlaşması” için halk oylamasını reddetti. Hollandalılar benzer bir referandumda iki yıl önce Avrupa Anayasası’nı reddetmişlerdi. Bununla birlikte, muhalefet partilerinin Parlamento’da konuya hala itiraz edebilecekleri belirtiliyor.

Hollanda AB Antlaşması referandumunu reddediyor

Hollanda hükümeti Avrupa Birliği “Reform Antlaşması” için halk oylamasını reddetti. Hollandalılar benzer bir referandumda iki yıl önce Avrupa Anayasası’nı reddetmişlerdi. Bununla birlikte, muhalefet partilerinin Parlamento’da konuya hala itiraz edebilecekleri belirtiliyor.

Kısa Haberler:

Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkanende 21 Eylül tarihli açıklamasında hükümetinin bağlayıcı olmayan Danıştay kararını izleyeceğini söyledi. Bu karara göre, 27 AB üyesi ülkenin gelecek ay üzerinde uzlaşmaya varmaları beklenen yeni Avrupa Antlaşması için referandum gerekli değil. Danıştay yeni Antlaşmanın ülkenin anayasasını etkilemeyeceğini ileri sürüyor.

Hıristiyan-Demokrat Başbakan Balkanende konuyla ilgili olarak, “Yeni bir referandum gereksiz ve istenmiyor… Parlamento’da normal bir onaylanma sürecinin takip edilmesine karar verdik. Hollanda eğer isterse tekrar ‘Hayır’ oyu kullanabilir. Ne olur?… Yeni görüşmeleri oldu bitti şeklinde algılamayın” dedi.

“Normal” işleyiş mekanizmasına göre büyük ihtimalle parlamento üyelerinin oy çokluğuyla Antlaşma’yı kabul etmeleri bekleniyor.

Ancak, 2005 senaryosunda AB Anayasasını yüzde 61.8’ ile reddeden Hollandalılar AB liderlerini tekrar iş başına çağırıyor. Çünkü benzer bir senaryo yine gerçekleşebilir.

Gerçekten de Hollanda Parlamentosu hala referandum yapılması talebinde bulunabilir, tıpkı geçen defa olduğu gibi. İkisi AB yanlısı olmak üzere (Yeşiller ve sol liberal D66) üç muhalefet partisi - ki üçüncünün (sosyalistler) Avrupa projesine şüpheyle bakıyor olması kuvvetle muhtemel – bu konuda kendilerinin yeni bir girişim teklifinde bulunacaklarını bildirdiler.

Çoğunluğunun referandumdan yana olduğu bilinen İşçi partili meclis üyeleri koalisyon hükümetinin ortağı olmakla birlikte aynı şekilde hareket ederek teklifin yeterince destek bulacağına inandıklarını açıkladılar.

Öte yandan, bu tür bir girişim çoğunluğu referanduma karşı olan partilerin elinde bulundurduğu Hollanda Senato’sunda engellenebileceği belirtiliyor.

AB diplomatları Hollandalılar’ın ikinci oylamayı gerçekleştirmesi halinde bunun henüz halk oylaması yapıp yapmama konusunda bir kararı bulunmayan İngiltere ve Danimarka’da “zincirleme bir reaksiyona” sebep olabileceğinden korkuyor.

Posted in Türkçe | No Comments »

Kosova’nın en büyük kenti Priştine’de günün ilk saatlerinde meydana gelen bir patlama sonucu en az iki kişinin öldüğü açıklandı

September 24th, 2007 by Europa

Bill Clinton Bulvarı’nda bir alışveriş merkezindeki patlamada 11 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Polis yetkilileri nasıl bir bombanın kullanıldığı ya da olayı kimin üstlendiği konusunda açıklama yapmadı.

Olay sonrası polisler ve NATO öncülüğündeki barışgücü askerleri, saldırının düzenlendiği bölgeyi kordon altına aldı.

Halen yasal olarak Sırbistan’a bağlı olsa da, Kosova 1999 yılından bu yana Birleşmiş Milletler tarafından yönetiliyor.

Kosova’nın nihai statüsüne yönelik görüşmeler bu hafta New York’ta yeniden başlayacak.

Görüşmelerde Kosovalı Arnavutların temsilcileriyle üst düzey bir Sırbistan heyeti bir araya gelecek.

Bölgede nüfüsun yüzde 90′ını oluşturan Arnavutların bağımsızlıkta istekli olmaları, gerginliği artırıyor.

Birleşmiş Milletler’in Kosova özel temsilcisi Martin Ahtisaari tarafından hazırlanan plan Kosova için uluslararası toplumun gözetiminde olması şartıyla ”bağımsızlık” öngörüyor.

Sırbistan ise Kosova’ya sadece geniş bir özerklik verilmesinden yana.

Plan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Rusya’nın vetosuna takılmıştı.

Amerika Birleşik Devletleri, Kosova’nın statüsüyle ilgili nihai kararın 10 Aralık’a kadar verilmesini istiyor.

Rusya ise bu takvime karşı çıkıyor. [BBC]

Posted in Türkçe | No Comments »

İngiltere Kara Kuvvetleri Komutanı General Sir Richard Dannatt, “orduyla halk arasındaki kopukluğun kendisini çok kaygılandırdığını” bildirdi

September 23rd, 2007 by Europa

İnglitere’deki Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nde konuşan Dannatt, özellikle ülkesi için dış cephelerde çarpışan askerlerin, geri döndüklerinde halkın kendilerini ve savaşma gerekçelerini anlayamadığını görmekten büyük hayal kırıklığına uğradığını söyledi.

ABD ve İngiltere’de halkın dışarıda çarpışan askerlerine verdiği desteği karşılaştıran Dannatt, İngiltere’deki gibi bir atmosferle karşılaşan bir askerin yeniden cepheye dönüp hizmet verme isteğinin körelebileceğini savundu.

Dannatt, “Bir asker niçin savaştığının iyi anlaşılmasını ve buna saygı duyulmasını bekler. Genç bir asker, ülkesi için Basra ya da Helman’da çarpışıyorsa, yaşadığı kentte, mahallesinde oturan kişinin, kendisinin neyi niçin yaptığını anlamasını bekler” dedi.

Özellikle cepheden dönen bir askerin, halkı, yaptığı hizmete karşı sahip çıkmayan ya da yeterince saygı duymayan bir tutum içinde bulmasının yanlışlığına dikkati çeken Dannatt, ABD’de ise cepheden dönen askerlere pek çok firmanın indirimler yaptığını, onları üniformaları içinde gören sivillerin koşup ellerini sıktığını söyledi.

İngiliz ordusunun, her geçen gün daha çok operasyonel hale gelmesiyle birlikte, halkın daha çok desteğine ihtiyaç duyduğu uyarısında bulunan Dannatt, İngiliz hükümetinden de ordunun elindeki silah ve ekipmanların bir an önce çağın gereklerine uygun hale getirilmesini istedi. [BBC]

Posted in Türkçe | No Comments »

Hollanda’da Bakanlar Kurulu tartışmalı reform anlaşması konusunda referandum düzenlenmemesine karar verdi

September 22nd, 2007 by Europa

Hükümet yine de konuyu parlamentoya götüreceğini açıkladı.

Parlamento aksi yönde bir karar verebilir. Zira parlamentoda hükümeti oluşturan koalisyona mensup birçok milletvekili referandum yapılmasını destekliyor.

Meclisin alt kanadında referandum yanlılarının ağırlıkta olduğu, üst kanadında ise referandum karşıtlarının daha güçlü oldukları, son sözü de bu kanadın söyleyeceği belirtiliyor.

Hollandalılar, 2005 yılında düzenlenen bir referandumda Fransa gibi Avrupa Birliği anayasasını reddetmişti.

Reform anlaşmasının reddedilen bu anayasanın yerini alacağı belirtiliyor.

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin hükümetleri Hollanda’da reform anlaşmasıyla ilgili gelişmeleri dikkatle izliyor.

Zira, buradan çıkacak sonucun referandum düzenleme konusundaki kendi kararlarını etkileyebileceğini düşünüyorlar.

Koalisyonu oluşturan üç partiden ikisi referanduma karşydı. Fakat Sosyal Demokrat İşçi Partisi referandumdan yana tavır koydu.

Yüzde 53 karşı

Hollanda basınında yer alan haberlere göre, eğer kendilerine sorulursa halkın eğilimi yeni anlaşmayı da reddetmek yönündeydi.

Hükümetin yaptırdığı söylenen gizli kamuoyu yoklamasına göre, katılımcıların yalnızca yüzde 47’si yeni anlaşmaya destek veriyor. [BBC]

Posted in Türkçe | No Comments »